22.12.2009

.

sidedeyim. tatil yapıyorum. mutluyum sanki.
denize girip çıktıktan sonra boy gösterircesine kenardan yürürken kabus olarak bile hayal edemeyeceğim bir teyze çıktı karşıma. mayosunun askılarını indirmiş. göğüs pedleri gözüküyordu. aşağı tarafına baktımki bakmaz olsaydım. bacakları alabildiğine kalın, teni bembeyaz, kılları balta değmemiş orman misali sık ve simsiyahtı. herkesin gözünün üstünde olmasına şaşırmadım aslında..

deniz kabuğu topluyordum. ama büyük hoş ve estetik gördüklerimi. dikkatli baktığımı sandığım bir anda yürürken geri döndüm ve az önce gözden kaçırdığım bir tanesini aldım elime zevkle. belki dalga getirdi belki de ben göremedim.ama bu hoşuma gitti. amaçsız,anlık hareketlerimin karşıma çıkardığı süprizler küçükde olsa tebessüm yaratır bende hep..
havuz başkadır benim için hep. denizide severim ama ikisi farklıdır. denize gir çık, havuza gir çıkma gibi bir farklılık. bu bulduğumu düşündüğüm havuzdaki huzuru, keyfi abarttığımdan olsa gerek sisli görüyorum heryanı..

denizde dalga sesini severim. malum side, akdeniz. dilinizi değdirdiğinizde tuzu bardakla boşalmış gibi hissedersiniz. suyun ılıklığı ayrı tabi, heryanınızdaki insanların görünürdeki mutluluklarını görmekde başka birşey. bilmem sizede olur mu? ben çevremdekilere bakarak, karşılığında mutluluk görerek mutlu olurum. küçük bir çocuğa bakıp onun hareketleriyle mest olabilirim. kanımca iyi birşey bu..

dalga sesleri, dolunay. yazdırır insana hep. düşünerek yazasım gelir. sadece düşünüp sadece yazmak gelir içimden. buranın manzarasını tavsiye ederim..

kulağına su kaçması. illet birşey. sağ tarafa eğilip zıplıyorum. elimi pompa görevi ile oynatarak çeşitli hareketler yapıyorum. hatta yapmadığım hareket kalmadı. çıktığını düşünerek sol tarafa eğildiğimde o kadar efor sarfetmemin üstüne sağ taraftan şıığğğşşş diye bir ses gelince çıldırasım geliyor. dün akşamdan beri sabrediyorum iki kulağımdaki doluluğun kendi edebiyle akmasını.

su sporları. malum akdenizin heryanında insanımızın turistlere delicesine geçirerek para kazandığı çeşitli sporlar. kanadını insanların kafasına geçirerek ortalığa terör saçan ama kendini artist sanan adamlar, ordumsu bir sayıyla parasailing yapan insanlar ve aşağıdan onları havalanarak göründe uuvvv diye ses çıkarıp kameraya çeken ebeveynleri, arkadaşları.
jetski hız kavramını doldururken -anne bak -baba bak sesleri, dalgaların hemen çarptığı yerde kumla oynadığını sanıp aslında kendiyle oynadığını düşündüğüm tombiş turist çocukların kafasını kaldırıp ilgiyle seyretmesi. fotoğraf çeken adamın laf oyunlarıyla adamın elini kadının beline koyup bunu orjınal poz diye yutturup dünya para alması (benim tanık olduğum bu, belki daha orjınalleri vardır, elbet vardır) .. böyle değişik insan tiplerini gördüğümde farklı ülkede yaşadığımız bir yana, farklı gezegenlerde yaşıyoruz gibime geliyor.hemen yan tarafımızda dianysos(yanlış yazmadıysam) otelde kolbastı (hoptek) çalıyor. bütün gün 15 parçalık bir listenin 35 defa tekrarlamasından sonra bu kulağa hoş geliyor.

birde burası sıcak.
sizde havuza girin çıkmayın, gözlerinizi hiç kapatmadan leşiniz çıkana kadar dalıp yüzün ve hertarafı sisli görün. zevkli birşey.
şimdi dolunay seyretmeye..
ağustos 09 side

Hiç yorum yok: