dışarıdan bakınca hayatı şanssızlıklarla dolu insanlara aslında üzülmemek gerektiğini, çünkü hayatın bu kötülüğü kura ile değil, nokta atışı ile seçtiği insanlara yaptığını acı tecrübelerle öğrenmiştim.
şimdi ise sürekli kullanılan ve haksızlığa uğrayan bir insana müdahale etme aşamasında, yine evrenden gelen bir mesajla, adım teşebbüsümü geri alıp düşündüm. bunun da rastgele olmadığını, bu insanın açıkça bunu hakettiğini gördüm.
anlayacağınız insan ilişkilerine müdahale etmek için bir takım niteliklere sahip olmanın yanında, biraz daha düşünüp biraz daha sakin görebilmek de gerekiyor.
çok garip, bazı insanlar acı çekmekten yakınırken bundan hoşlandığını, bazısı ise onu kullanan insandan yakınırken bu duruma son vermemenin kendi inisiyatifinde olduğunu farkında değil. gelip birilerinin onları çekip kurtarması isteği temelde samimi değil ve bunu görememek çevre insanı açısından çok tehlikeli.
her neyse, böyle anlarda duvarlarına insanlara karşı izolasyon yaptırılmış bir yere kendini kapamak fikri oldukça mantıklı fakat ütopik olduğundan, en iyi olanı; gerçek sorumluluklarının peşinde koşmak. sorumluluk insanı birçok gereksiz şeyden koruyor aslında.
iyi veya kötü insan olun, yapmanız gereken birşeyler varsa, hayatta idol dediğimiz insanların yolunda ilerleyenlerden farkınız olmaması için hiç bir sebep yok.
söz konusu insanlara gelince, kriteriniz kişi ile sohbetinizin sizi doldurması olursa, yaşınızın gerektirdiği durumlarla karşı karşıya kalır, arınarak ilerlersiniz hayatınızda.
27.03.2012
16.03.2012
döngü
yatıp kalktıktan sonra birşeyleri artık unutmuyorsan, devam etmek çok daha zorlaşıyor. bunun güzel yanı ise, isteklerinde çok daha bilinçli, sen çok daha kararlı oluyorsun.
değişime giden adımların eskisi gibi sağa sola sapmıyor.
ne kin ne nefret sadece kararlılık ve garip bir olgunluk bürüyor etrafını.
sonra trajikomik kısım başlıyor ve seni böyle görmeye alışkın olmayan kimseler adımlarının tekrar onlara doğru geleceğini, gelmezse de bunun onlara
inat olduğu yanılgısına kapılıyorlar.
öyle komik ki bu onların bu sanrısını umursamak bile gelmiyor senin içinden.
şanslıysan gittiğin yolda başarıyı elde ediyorsun. sadece kendin için birşeyler yapıyorsun. kendi mutluluğunu önemsiyorsun.
sonra o sözde seni düşünenler o anki konumunu severlerse onlara inat şans eseri bu başarıyı bulmuş oluyorsun. yine onlar 'sağlamış' oluyor bu başarını ve cümleler bu şekilde yayılıyor etrafa.
ama bak gör bi sevmezlerse bi beğenmezlerse o iyi sandığın halini, yazık etmiş oluyorsun kendine. cahil oluyorsun. yanlış kararlar vermiş oluyorsun. onların istediği yoldan ayrılmak seni 'bu' hale getirmiş oluyor.
yani sürekli bir başkası yada başkaları var önünde.
sonra bir gün senin de kendi yolundan gitmesini istediğin bir insan çıkıyor karşına ve genelde farklı olan en az bir şartın altına sığınarak 'benimki farklıydı' diyerek kendine yapılanın aynısını ona yapmaya kalkıyorsun.
ve bu böyle sürüp gidiyor.
ne garip değil mi.
bence değil. bunun böyle olmaması için biraz düşünmek yeterliyken, düşünmeden hareket etmemiz garip sadece.
değişime giden adımların eskisi gibi sağa sola sapmıyor.
ne kin ne nefret sadece kararlılık ve garip bir olgunluk bürüyor etrafını.
sonra trajikomik kısım başlıyor ve seni böyle görmeye alışkın olmayan kimseler adımlarının tekrar onlara doğru geleceğini, gelmezse de bunun onlara
inat olduğu yanılgısına kapılıyorlar.
öyle komik ki bu onların bu sanrısını umursamak bile gelmiyor senin içinden.
şanslıysan gittiğin yolda başarıyı elde ediyorsun. sadece kendin için birşeyler yapıyorsun. kendi mutluluğunu önemsiyorsun.
sonra o sözde seni düşünenler o anki konumunu severlerse onlara inat şans eseri bu başarıyı bulmuş oluyorsun. yine onlar 'sağlamış' oluyor bu başarını ve cümleler bu şekilde yayılıyor etrafa.
ama bak gör bi sevmezlerse bi beğenmezlerse o iyi sandığın halini, yazık etmiş oluyorsun kendine. cahil oluyorsun. yanlış kararlar vermiş oluyorsun. onların istediği yoldan ayrılmak seni 'bu' hale getirmiş oluyor.
yani sürekli bir başkası yada başkaları var önünde.
sonra bir gün senin de kendi yolundan gitmesini istediğin bir insan çıkıyor karşına ve genelde farklı olan en az bir şartın altına sığınarak 'benimki farklıydı' diyerek kendine yapılanın aynısını ona yapmaya kalkıyorsun.
ve bu böyle sürüp gidiyor.
ne garip değil mi.
bence değil. bunun böyle olmaması için biraz düşünmek yeterliyken, düşünmeden hareket etmemiz garip sadece.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)