dışarıdan bakınca hayatı şanssızlıklarla dolu insanlara aslında üzülmemek gerektiğini, çünkü hayatın bu kötülüğü kura ile değil, nokta atışı ile seçtiği insanlara yaptığını acı tecrübelerle öğrenmiştim.
şimdi ise sürekli kullanılan ve haksızlığa uğrayan bir insana müdahale etme aşamasında, yine evrenden gelen bir mesajla, adım teşebbüsümü geri alıp düşündüm. bunun da rastgele olmadığını, bu insanın açıkça bunu hakettiğini gördüm.
anlayacağınız insan ilişkilerine müdahale etmek için bir takım niteliklere sahip olmanın yanında, biraz daha düşünüp biraz daha sakin görebilmek de gerekiyor.
çok garip, bazı insanlar acı çekmekten yakınırken bundan hoşlandığını, bazısı ise onu kullanan insandan yakınırken bu duruma son vermemenin kendi inisiyatifinde olduğunu farkında değil. gelip birilerinin onları çekip kurtarması isteği temelde samimi değil ve bunu görememek çevre insanı açısından çok tehlikeli.
her neyse, böyle anlarda duvarlarına insanlara karşı izolasyon yaptırılmış bir yere kendini kapamak fikri oldukça mantıklı fakat ütopik olduğundan, en iyi olanı; gerçek sorumluluklarının peşinde koşmak. sorumluluk insanı birçok gereksiz şeyden koruyor aslında.
iyi veya kötü insan olun, yapmanız gereken birşeyler varsa, hayatta idol dediğimiz insanların yolunda ilerleyenlerden farkınız olmaması için hiç bir sebep yok.
söz konusu insanlara gelince, kriteriniz kişi ile sohbetinizin sizi doldurması olursa, yaşınızın gerektirdiği durumlarla karşı karşıya kalır, arınarak ilerlersiniz hayatınızda.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder