1.08.2011

--

saçma olan, bu parça bittiğinde aynı şeyleri hissetmeyeceğimi bilirken, senin seni hiç bırakmayacağımı sanman.
saçma olan niteliksiz olarak nitelediğin o adamın, o rutin gamsız anında söylediği cümlenin doğru oluşu.
saçma olan istemediğim bir hayat yaşadığımı bildiğim halde, istediğim hale getirmek için sarf edeceğim çabanın bedelli oluşu.
saçma olan acımasız bir hayat, hiç gerek yokken.
saçma olan sevgiline güvenmezken, düşünülmüş olgulara güvenmen, kimin düşündüğünü bilmeden.
saçma olan çevrende hayatımın erkeği diyebileceğin onlarca adam varken, bekleyen boş dudaklar, konuşan yalnız eller.
saçma olan gözyaşının daha tadına bakıp bakmak istemediğin sorulmadan sana zorunlu kılınması.
son olarak: en saçma olanı ise kadınların ağda yapması.

1.07.2011

bu kelimelerin dökülmesine sebep olan tesadüfi dizilmiş birkaç notaya ithafen

birisi hayatındaki iyi anların tadını sürekli şükretmekten dolayı çıkaramadığını yazmıştı.
ben hayatımın daha kötüye gideceğine o kadar inandırılmışım ki;
hayatımdaki kötü anların daha da kötü olacağını düşünerek, en kötüsü bu olsun daha kötüsü olmasın cümlesini tekrarlayıp, berbat olan durumum ile kendimi avutmaya çalışıyorum zaman zaman. evet her zaman daha kötüsü var ve ne yazık ki bunları düşünebilecek kapasitedeyim. bu işime mi yarıyor yoksa kendi zararıma mı kullanıyorum bilmiyorum ama bana öğretilen ilk doğrular yüzünden, bir adım ilerisini düşünmeye çalışırken, anlık düşünme yetimi kaybettim. hayır kötü.
yaşadıklarımdan yorulmuyorum bu sayede diye düşünebilirsin, ama yaşayacaklarımı düşünmekten çok yoruldum. evet şimdiden.
eğer hangimiz daha şanslıyız diye düşünüyorsan:
şunu bil ki benim yolumun bir sonu yok ve hayatının iyi olacağına dair umudu olmayan bir kızın bu durumu tamir etme süreci, düştüğü yerden kalkmaya çalışan bir başkasınınkinden çok daha uzun.

ayrıca, evet belki problemlerim var ama bu benim suçum değil.

30.04.2011

nereden nereye.

sanattan anlamak, anlayanın fazlası değil, anlamayanın eksiğidir.
bir başkasının eksiği olan diğerinin fazlasıdır mı diyorsun ?
hayır, diğerinin fazlası değil, standartta olması gerekendir.
bu mantığa göre yalancılık karaktere bir eksi katıyorsa dürüstlük de artı katmalıdır.
ama bana göre bir insan zaten dürüst olmalıdır.
iki seçenek varsa eğer, dilediğini seçebilir insan, bunu bir standarda koyamazsın mı diyorsun?
o zaman ilk önce savunduğun evrensel doğrulara bak, sonrada yaşam biçimine bak diyorum.
şanslıyım ki, aranızdan henüz kötülüğün evrensel bir doğru olduğunu savunacak kadar cesaretli biri çıkmadı.
bu yüzden ki kötülük normalleştirilmiş, iyilik anormal bir harikalık olarak görülmekte.
bu yüzden varolan genleri ile oynanmış bu insanlık normalleşme adına daha da dibe gidiyor.
senin yüzünden 'nadir' gibi kavramlar ilk defa insanla tanıştı ve özünü unuttu.
şimdi bu anlayışın yüzünden ne halde olduğumuzu farkında mısın ?
evet demek istediğim tamda bu:
benim senin yüzünden midem bulanıyor.
ben senin yüzünden kusuyorum.

17.01.2011

.

erkekler;
bazen piç kelimesinin size ne kadar da yakıştığı geliyor aklıma. öyle piçsiniz ki, bu sıfatı başkalarını üzerek kazandığınız için size başka diyecek birşey bulamıyorum.
yanındaki diğer sıfatlara göre bu piçliğiniz bazen beni güldürüyor. ama çoğunluklada üzüyor. beni çevremdekileri üzdüğünüz için öylesine piçsiniz ki size başka birşey demek gelmiyor içimden. bence bu kelimeyle barışık olun.
üzülmeyin, hakaretlerin en yakışanından payınızı almaya bakın.
bazılarınız çok güzel, bazınız ise çirkin.
ama piçsiniz, bunu kabul edin.