10.01.2011

bu bir şemsiye durumudur.

saat 2 deki mevcut sınavıma çalışmak için alarmı sabahın körü olan saat 6 ya kurdum. ardından çalar saatin çalmasıyla gayet normal bir şekilde saat 7ye erteledim. evet çok normal. gözlerimi araladım. hadi dedim kalk. gözlerim yanıyor, yatak beni içine çekiyor, tam elime saatimi alıp 8 geç bir saat değil diyen iç sesime kulak verecektim ki, cam kenarında bulunan yatağımdan sokaktaki bir kadın takıldı gözüme. elinde çantası gidiyor. sonra da bir apartmanın kapıcısı elinde ekmek sepetiyle geliyor, sonra başka bir kadın elinde ekmek poşeti ile. kalk lan dedim. insanlar bu soğukta çoluğunun çocuğunun rızkı peşinde, işinin peşinde koşuyor, sen şurda sıcak evde kıçının üstüne oturup son bi tekrar yapmaya üşeniyorsun. kalk hemen! dedim. sonra bir baktım insan kalmadı sokakta. o insanlar 3-5 istinadan ibaret olabilirmi diye düşündüm. yat kızım hadi izin veriyorum sana o istisnalar arasında olmana gerek yok dedim. gözlerimi kapadım oooh mışıl mışıl. tatlı bir kuşluk uykusundan hallice. şaka lan şaka. resmen kalktım ders çalıştım.
sonra gittim sınava girdim, iyikide sabah kalkmışım, çalışmışım dedim. vay be şu hayatın pis oyununa bak yatağım cam kenarı olmasa kalkamayacaktım dedim. sınavım güzel geçmeyecekti dedim.
şaka şaka. henüz sınava girmedim. ha tabiki buda beklediğim bi son. ders çalışmam gereken zamanda bunu yazdığım için de gidişat ne olur bilemem.
bunuda bataryası 10 dakika bile dayanamayan kuzenimin saçma ubuntu'lu bilgisayarıyla yazmaktayım. üstelik sürekli dat dat uyarı sesleri eşliğinde bir nefeste hooop diye yazdım ha. ama allah kahretmesin ki buda şaka. lanet olsun. bilgisayarın şarjı bitti ve işsiz gibi odasına girip takır tukur şarj aletini alıp tekrar açıp da yazdım. şimdi tekrar dersime dönüyorum. yanıldınız canım bu doğruydu !

Hiç yorum yok: